RÖP: Türkiye’nin Mühendis İncileri | Faydasıçok Vakfı

RÖP: Türkiye’nin Mühendis İncileri | Faydasıçok Vakfı

Genç kitleler hem eğitim döneminde, hem eğitim sonrası döneminde kişisel ya da akademik donanım edinme konusunda kendini her geçen yıl daha büyük bir yarışın içerisinde buluyor. Bu durum fırsat eşitliği kavramının ne kadar hayati bir konuma sahip olduğunu bizlere  bir kez daha hatırlatıyor. Ekonomik ya da toplumsal kısıtlılıklar nedeniyle bu yarışta kendini geride kalmış hissedenler için sivil toplumun, vakıfların, her türlü destek iştiraklerinin önemi kuşkusuz büyük. Özellikle köklü bir geçmişe sahip önemli kurumsal şirketlerin bu alanda yaptığı çalışmalar hem birer sivil toplum faaliyeti hem de ülke geleceğine önemli birer yatırım değeri taşıyor. Hasan Faydasıçok Eğitim Vakfı Başkanı Selcen Faydasıçok ile bu hafta öğrencilere, ülke ekonomisine dahil olmak için hazırlanan genç nesile yönelik çalışmaları ve sağladığı katkıları konuştuk.

 

Faydasıçok Holding’in Türk sanayisinde yeri büyük. Son yıllarda da sosyal sorumluluk projelerinize verdiğiniz desteği genişleterek Faydasıçok Vakfı’nı kurdunuz. Yönetim Kurulu başkanı olarak vakfın kuruluş sürecini sizden dinleyebilir miyiz?

 

53 yıldır sektörün içinde bir şirket olarak sanayiye yaptığımız katkının yanında eğitimin ülke kalkınması için çok gerekli olduğu bilincindeyiz. Yıllarca verdiğimiz burs desteklerini daha kurumsal bir yapı altında toplamak, eğitimde fırsat eşitliği sağlamak ve özellikle amaca yönelik projeler oluşturarak gençlerimizi yarınlara hazırlamak için 2016 yılında Faydasıçok Vakfını kurduk. Faydası çok olmak hem aile olarak hem de şirket olarak en önemli değerlerimizdendir. Bu değerimizin ışığında gençlerimizin hangi konuda desteğe ihtiyacı varsa, bizler o konuda katkıda bulunabilmek için çalışıyoruz. Hayalimiz özgüveni yüksek, çağdaş, fark yaratan, değer katan, üreten, çok yönlü gençlerimizle beraber ülkemizi daha güzel yerlere taşıyabilmek. 2017 yılında mühendislik eğitimi alan kız öğrencileri destekleyen Sedefteki İnciler projesini hayata geçirdik. Bu sene de İz Bırakanlar adını verdiğimiz ikinci bir projeyi başlattık. Bizim farkımız, öğrencilerimizle sadece burs veren – bursiyer ilişkisi kurmuyoruz. Sevgi ile bağ kurarak bir topluluk oluşturmak arzusundayız. Bu sene 200 adet bursiyerimiz ile mezunlarımız, mentorlerimiz, gönüllülerimiz hep birlikte büyük bir aile olduk. 

 

Vakıf projelerini oluştururken en önem verdiğiniz, projede sizin için olmazsa olmaz nokta nedir?

 

Projelerde öğrencilerimize sadece maddi destek vermiyoruz. Manevi olarak da onların yanındayız. Kişisel gelişimleri bizim için çok önemli. Fark yaratabilmeleri için 21.yy yetkinliklerine sahip olmaları gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için mentor programı, koçluk programı, akademi, staj ve istihdam desteğinden oluşan programlar yürütüyoruz. Bursumuza başvurdukları andan itibaren öğrencilerimiz bir programa dahil edildiklerini biliyorlar. Bizim öğrencilerimizden beklentimiz akademi eğitimlerine katılmaları, mentorleriyle düzenli görüşmelerini yapmaları ve bir sivil toplum kuruluşunda gönüllü olarak çalışarak erken yaşta toplumsal fayda bilincine sahip olmaları. Bizim olmazsa olmazımız bursiyerlerimizin gönüllü çalışmalar yapmaları ve kişisel gelişimlerine odaklanmalarıdır.

 

Faydasıçok Vakfı’nda da mühendis adaylarına önemli destekler veriyorsunuz. Üniversitelilere yönelik projelerinizden biraz bahseder misiniz?

 

Günümüzde sadece üniversite mezunu olmak ne yazık ki yeterli değil. Mühendislik eğitimi alan bir gencimizin fark yaratarak kolayca iş bulabilmesi için 21. yy yetkinliklerine de sahip olması ,eğitimi boyunca staj yaparak deneyim edinmesi ve ona yol gösterecek bir mentorunun bulunması gerekliliğinden yola çıkarak Sedefteki İnciler adını verdiğimiz projeyi tasarladık.

 

4. yılını tamamladığımız projede incilerimize sunduğumuz mentor programının, koçluk programının, Faydasıçok Akademi’nin, Faydalı İşler’in, staj ve istihdam desteğinin onlar için ne kadar önemli olduğunu ve kızlarımızın hayatında çok güzel etkiler bıraktığını gördük. Bu senenin Şubat ayında başlattığımız İz Bırakanlar için de kişisel gelişim eğitimleri verdik ve bir sonraki dönemin eğitim programını oluşturduk. Sosyal sorumluluk projelerinde yer alabilmeleri için Gönüllülük Eğitimi verdik. Daha önce hiçbir gönüllülük çalışması yapmayan öğrencilerimiz yaz dönemi için takımlar oluşturarak gönüllülük çalışmalarına başladılar. Böyle bir etkimizin olması bizi hem çok mutlu ediyor hem de çok gururlandırıyor. 

Holding bünyesinde çeşitli markalarınız var hatta geçtiğimiz yıl Hasçelik İSO 500’e, mühendislik çeliği markanız Hasparlak İSO İkinci 500 listesine girmeyi başardı. Peki, Faydasıçok Vakfı’nda yetiştirdiğiniz genç mühendislere kendi markalarınızda staj/iş imkanı sunuyor musunuz?

 

Biz bu yolculuğa çıkarken kendi şirketlerimizde çalışan kadın mühendis sayısının az olmasından ilham aldık. Ne yapabiliriz de sanayide kadın mühendis çalışan oranını yükseltebiliriz sorusundan aldığımız cevaplar ile Sedefteki İnciler projesini oluşturduk. Dolayısıyla en büyük arzumuz incilerimizin kendi şirketlerimizde çalışmalarıdır. Henüz 4 yıldır mezun verdiğimiz için şu an 2 incimiz bizim şirketlerimizde çalışmaktalar. Ayrıca uzun dönem staj yapan incilerimiz de var. Stajer alımı konusunda insan kaynakları bölümümüzün her zaman önceliği Sedefteki İnciler olmaktadır. Bu yaz şirketlerimizde 25 incimiz staj yapmak üzere başvurdu. Pandemi dönemi olduğu için pek çok şirket stajer alımını durdurmuş olsa da bizim kapımız incilerimize her zaman açıktır.

 

Vakıflar zaman zaman eğitim desteklerini sadece üniversitelilere yönelterek meslek seçiminin temellerinin atıldığı lise dönemini ihmal edebiliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

 

Sedefteki İnciler projesinin diğer bir programı olan Liseli İnciler’de liselere giderek mühendisliği anlatıyoruz. Meslek seçimlerine ön yargılar olmadan karar verebilmeleri için seminerler düzenliyoruz. Erkek mesleği olarak bilinen mühendisliğin aslında kadınlar tarafından da çok başarılı bir şeklide yapılabileceğini gönüllü mühendislerimizle anlatıyoruz ve gösteriyoruz. Hem gençlerimizi hem de onları yönlendirebilecek rehber öğretmenlerini ve okul yöneticilerini bu konuda bilinçlendirmek üzere 18 ayrı okulda 2500’den fazla öğrenciye seminer düzenledik. Aldığımız geribildirimlerden, özellikle Anadolu’da bu seminerlerin oldukça etkili olduğunu görüyoruz. 

 

Mühendislik için Türkiye’deki imkanların yetersiz olduğunu düşünerek mezun olduktan sonra yurtdışına çıkmak isteyen gençlere neler söylersiniz?

 

Kendini iyi yetiştirmiş, sadece okul notlarına odaklanmamış, yabancı dil öğrenmiş, staj yaparak tecrübe edinmiş, çok yönlü mühendislerin Türkiye’de iş bulamaması imkansız diyebilirim. Artık tüm departmanlarda mühendisler çalışabiliyorlar ve iş verenler mühendislere öncelik veriyorlar. Ama daha önce de dediğim gibi fark yaratan bir mühendis olmanız gerekmekte. Bu dönemde iş dünyası, yaratıcı, inisiyatif alan, iletişimi kuvvetli ve duygusal zekası gelişmiş çalışanları tercih ediyor. Bunlara sahip olanlar için Türkiye’de pek çok imkan var. Ben gençlerimizin deneyim edinmek üzere bir dönem yurtdışında yaşamalarını ama sonra ülkemize dönerek kalkınmamıza katkı sağlamalarını gönülden arzu ediyorum.

 

Projelerinize dahil olmak isteyenler nasıl bir yol izlemeli?

 

Her sene Eylül ayında E-Bursum üzerinden başvuruları almaya başlıyoruz. Bizi hem sosyal medyadan hem de web sayfamızdan takip ederlerse duyuruları kaçırmazlar. 

 

Projelere destek olmak için vakfa gönüllü başvurusu alıyor musunuz? Alıyorsanız dikkat ettiğiniz kriterler nelerdir, öğrenci olmak şart mı?

 

Gönüllü tabi ki alıyoruz. Vakfın misyonu ve vizyonu doğrultusunda hareket eden, vakıf değerlerini benimseyen herkes gönüllü olabilir. Web sayfamız üzerinden hem mentor olabilmek hem de gönüllü çalışmalara katılmak için başvuru yapabilirler.

Post a Comment